Erbakan'a saygı duymak gerekiyor...

2010-11-28 23:55:00

Pek çok insan, Necmettin Erbakan'ın 84 yaşında Saadet Partisi'nin başkanlığına seçilmesini yadırgadı. Hatta, "Saadet'e taze kan" şeklinde konuyu tiye alanlar bile oldu. Ben aksi düşüncedeyim. Eleştirenler zaten bu partiye başkan kim olursa olsun, oy vermeyecek olanlar. Halbuki delegeler vefa duygusunu, iktidar olma hırsından daha fazla önemsediler. Ve Erbakan'ı kimseye yem yetmeyecekleri mesajını verdiler. Ayrıca bu olay, gerçek dava adamlarının koşullar ne olursa olsun sonuna kadar mücadelenin içinde olduklarını da ispatlıyor. Milli Görüş çizgisi, bu ülkenin önemli damarlarından birisi. İktidar olmak için kıvırmayan, davasını ve siyasi yaklaşımlarını sulandırmayan, temsil ettiği kesimlerin hak ve özgürlüklerini her platformda dile getiren, iktidar olmaktan çok bir kitlenin sözcüsü olmayı önemseyen bir çizgi... Numan Kurtulmuş'u pek çok insan sevdi hiç şüphesiz. Partinin başındayken haksızlığa da uğradığını söyleyebilirsiniz. Ancak partisini kitle partisi haline getirme şirinliği ana damarı rahatsız etti. O damarın Erbakan'a rağmen atacağını sandı. Bu partinin üyesi olsam, Erbakan'ı son nefesini vereceği güne kadar desteklerim. Hangi konumda olursa olsun... Çünkü Milli Görüş, bir kesim maneviyatçı vatandaş açısından kimliktir. Ve korunması gerekir. MHP de, CHP de (zaman zaman başka bir örgütlenmeyle olsa da) dava partileridir. Dünya görüşü benzeşenlerin sahiplendikleri partilerdir. Onlar da değişir, gelişirler ama onları var eden siyasi görüşe ihanet ettikleri gün ya da o düşünce sahipleri kalmadığında biterler. AK Parti gibi partilerin ömrü ise o günkü siyasi konjonktüre göre değişiyor. Toplumdaki değişim dinamiklerini ... Devamı

Görüyorsunuz ki siyasette emeklilik yok...

2010-11-28 23:51:00

Görüyorsunuz ki siyasette emeklilik yok. Erbakan bile, yorgun yıllara rağmen tapulu arazisine, kimseye gecekondu kurdurtmadı. Adına ister Saltanat deyin, ister Hanedan deyin, Aile Saadeti'ne toz kondurtmadı. - Küçük olsun, benim olsun. Kime ne? Bu bir tercih meselesi. Nasıl ki partiler demokrasinin varlık sebebidir, Saadet Partisi de Erbakan'ın hayat sebebi işte. * * * Sağlığı bozuk olduğu halde çalışma temposuna bakar mısınız? - İktidar olacağız diyor. İnanca bakar mısınız? Başka partilerde onun oğlu ve torunu yaşındaki siyasetçiler iktidar olacağız diyemiyorlar. Demokrat Parti'den ne haber? ANAP'tan ne haber? Hiç. Abdüllatif Bey'in kurduğu partiden ne haber? Daha önce kurulup sonra kapanan  partilerden ne haber? Erbakan ise 1969'dan beri var. Taa Nizam Partisi'nden beri var. 41 yılda kimler geldi geçti. Kaç Bakan, kaç Başbakan, kaç Milletvekili. Üç kere de darbe. * * * Fikirlerine katılın veya katılmayın... Bana ne? Zaten fikirlerine katılmadığınız tek lider o değil ki... Fakat hırs mı ihtiras mı olduğunu bilemediğimiz ne müthiş bir direnci var. Monoton siyasete renk katarsa hiç şaşmayın.     rauf tamer hurriyet Devamı

Erbakan'ın yaşına değil söylediklerine bakın...

2010-11-28 23:47:00

Turan Güneş anlatmıştı. Sırrı Atalay'la sohbet ederlerken Turan Güneş "Ne zaman siyasetten emekli olacağız" diye sorar. Atalay ona "Siyasetten gönül rızası ile emeklilik yoktur. Siyasetçi resen emekli edilinceye kadar bu mesleği sürdürür" diye cevap verir. İnsanın yaşama ilişkin en büyük bilinmezi ne zaman öleceğini bilmemesi değil midir? Yani Sayın Erbakan'ın yaşına ve bedensel yeteneklerindeki zayıflıklarına bakarak Saadet'in başına geçmesini "El insaf" diyerek yorumlamak pek doğru olmaz. Celal Bayar'la Çiftehavuzlar'daki evinde son sohbeti yaptığımda o 100 yaşını geçmişti. Bana Demokrat Parti'nin kurulması sürecinde, 1946 başında Çankaya'da Cumhurbaşkanı ve "Milli Şef" İsmet İnönü ile yaptığı pazarlığı anlattı. İnönü'nün uyarıları İnönü, "Güneydoğu'da Demokrat Parti'nin örgütlenmesi ocak bucak düzeyinde olmamalı. Kürtçülüğü alevlendirirsiniz" benzeri uyarılarda bulunmuş. Bayar bunları anlatırken "İzin verirseniz bunları yazayım ve hemen haberleştireyim" dedim. Sağ elini kaldırarak itiraz etti, - Olmaz, ileride bunları ben kitaplaştıracağım, dedi. "İleride" diyen kişi 100 yaşını geçmişti. Yani mesele insanın yaşının ne olduğu meselesi değildir. Yaşama heyecanı daha önceliklidir. Ömer Asım Aksoy Türk Dil Kurumu'nun Genel Yazman'ıydı ve Türk Dili dergisinde öz Türkçe kelimelerle dolu yazılar yazardı. 1970'lerin sonunda bir tanıdığım Bülent Ecevit'e "Ömer Asım Aksoy'un yazılarını okuyor musunuz" diye sormuş. Ecevit de "Okuyorum, Sayın Aksoy çok yetenekli bir genç" demiş. 1898 doğumlu Aksoy, demek ki o sıralarda 70'li yaşlardaydı. Erbaka... Devamı

Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

2009-03-15 18:13:00

  29 Ekim 1926 yılında Sinop'ta doğdu. Babası Adana'nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde yaşamış olan Kozanoğullarından Mehmet Sabri Erbakan. Ağır ceza reisi olan babasının birçok yerde görev yapmış olması dolayısıyla çocukluğu muhtelif Şehirlerde geçen ERBAKAN'ın annesi de Sinop'un tanınmış ailelerinden birinin kızı olan Kamer Hanım'dır. Necmettin ERBAKAN ilkokul'a Kayseri Cumhuriyet İlkokulu'nda başladı, babasının Trabzon'a tayin olması dolayısıyla ilkokul öğrenimini burada okul birincisi olarak tamamladı. 1937 yılında ilk tahsilini tamamladıktan sonra aynı yıl İstanbul Erkek Lisesi'nde orta tahsiline başladı. İstanbul Erkek Lisesi'ni 1943 yılında birincilikle bitirdi. 1948 yılı yaz döneminde İTÜ Makine Fakültesinden mezun olan ERBAKAN aynı yılın 1 Temmuz'unda Makine Fakültesi Motorlar Kürsü'nde asistan olarak göreve başladı. 1948-1951 yılları arasındaki bu 3 yıllık asistanlık döneminde o zaman doktora tezine tekabül eden yeterlilik tezini hazırladı. Sınıflarda ders vermek doçent ve profesörlerin yetkisinde olmasına rağmen kendisi asistan olduğu halde ders vermesine izin verilmiştir. Yeterlilik tezindeki başarısından dolayı üniversite tarafından 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesi'nde ilmi araştırmalar yapmak, bilgi ve görgüsünü artırmak üzere Almanya'ya gönderilen ERBAKAN, Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schimit ile birlikte çok başarılı çalışmalar yaptı. Aachen Teknik Üniversitesi'nde çalıştığı 1.5 yıl süre içerisinde, bir tanesi doktora tezi olmak üzere 3 tez hazırlayan ERBAKAN, Alman üniversitelerinde geçerli olan "DOKTOR" unvanını aldı. Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt yakmaları konusunda araştırmalar yaparak rapor veren ve bu arada da doçentlik tezini hazırlayan ERBAKAN'ın "Dizel motorl... Devamı